
Mutluluğun 10 Basit Kuralı!
Bu sabah, her Pazar günü olduğu gibi erkenden yüzmeye gittim. Yeni kitabımın sonunu düşünürken, aklıma, “Mutluluğun 10 Basit Kuralı”nı da yeni kitabımın sonunda “Son Söz” olarak paylaşmaya karar verdim. Kitabımın,

Bu sabah, her Pazar günü olduğu gibi erkenden yüzmeye gittim. Yeni kitabımın sonunu düşünürken, aklıma, “Mutluluğun 10 Basit Kuralı”nı da yeni kitabımın sonunda “Son Söz” olarak paylaşmaya karar verdim. Kitabımın,

Andrea Bocelli’nin, 60 yaşına ithafen düzenlenen konserini Youtube’da izlerken, içimde bir kıvılcım oldu. Bir ay sonra (17 Kasım’da) 60 yaşıma gireceğim. 60 yaşımın onuruna, bazı şeyler daha yazmak istedim. “50

Yıl 2016, bu fotoğrafın çekildiği yıl. 7 kere Boğaz’ı, 4 kere Çanakkale Boğazı’nı, 1 kere de Büyükçekmece Gölü’nü geçtim. Hâlâ düzenli yüzüyorum. 2022 yılında pandemi sonrasında yarışmayı bıraktım. Yarışmak (hedef),

“Kitap okumak”, benim için bir yaşam felsefesi. 34 yaşına kadar elini kitaplara sürmeyen biri için çarpıcı bir gelişim… 59.yaşıma da yakında vedâ edeceğim. Yaşamımı ikiye bölüp yaşamış olmam, beni çok

2024 yılına girerken, hepimiz yeni beklentiler, umutlar ve düşlere sahibiz. Bununla birlikte, içinde bulunduğumuz dönem, hepimizi zorluyor. Kaldıracağımızın çok ötesinde veri, bili(enformasyon), yoksulluk, nefret, öfke, gelir eşitsizliği ve farkındalık eksikliği,

Hayatın içinden gelen hikayeler ve başarılı rol modeller, hepimize ilham kaynağı olabilir. İşte tam da böyle bir örnek: 103 yaşında, altı çocuk sahibi bir birey, 46 yıllık eşinin 77 yaşında

G-Mall Mac Spor Kulübü’nün soyunma odasında siyahi birine rastladım. Son zamanlarda, yabancı üye sayısı çok arttı ve her dilden konuşana denk gelmek olası. Çok sesli, farklı kültürlerden, din, ırk ve

Ekim ayında ilk defa Bodrum’a geliyorum ve bu mevsimde yapacak şeylerin nispeten az olduğunu fark ettim. Sabah, İkigai kitabını tekrar okurken Sartre’ın şu sözleri dikkatimi çekti: “Hayatımızın anlamını biz yaratmayız,

Öykü, benzetme, (metafor) kişisel anı (anekdot) ve güldürü (mizah). Düşünce ve duygularımızı çok daha etkili biçimde aktarma aracı… Bu yazıda, üç ayrı öykü sunuyorum. Bu öyküler, beni oldukça etkiledi. DOĞAÇLAMA

Kişi, yalnız doğar ve yalnız ölür. Ölümün farkına varana kadar, yaşamı sonsuz sanarak yaşar. Ne yazık ki, durumun komik ya da üzücü yanı, özgür olması gerekirken, ‘köle’ olarak yaşar. “Köleleştirirsin

İş yaşamımda kırk yıla yaklaşıyorum. Bu yazıyı yazma amacım, girişimci olmak isteyen kişilere ışık tutmak. Düşünce ve duygularımı samimice paylaşmak… Çoğu kişinin okul sonrasında önüne çok sayıda seçenek çıkabilir. Okul

Bir iş seyahati için üç gündür Dubai’deyim. Birçok milletin, farklı kültürün, farklı dinlerin bir arada yaşadığı yer, Dubai (UAE- Birleşik Emir Emirliklerinin 7 emirliğinden en popüler olanı) Havalimanından çıkarken bana

İyi bir yaşam sürmek içinzamanımızı ve enerjimizi nelerle tüketmemeliyiz ve nasıl değerlendirebiliriz? Ne için yaşıyoruz? Nasıl mutlu olabiliriz? Nasıl sağlıklı ve coşkulu olabiliriz? Yeni doğan bir bebek, ağlamaya başlar. Cigerlerini

Hellen Keller şöyle demiş: “Tek başımıza çok az şey yapabiliriz ama birlikteyken çok şey yapabiliriz.” Biz toplumsal bir türüz ve birbirimize gereksinimimiz var. Beynimiz için toplumdan uzak olma, artan ölüm

Yaşamım boyunca iki şeye çok daha fazla önem vermişimdir: “Zamanımı çok daha iyi yönetmeye” ve “Para biriktirmeye”. İkisi de birbirine çok benzeyen araç, düzen ve duygusal denetimigerektirir. Birey, düşünce, mantık,

Ülkemizde, futbol, siyaset,çok para kazanan iş insanları ve sanatçılar her zaman gündemin en önünde yer alır. Başarı öyküleri, doğa, iklim, uluslararası konular, kariyer, spor, sanat, bilim ve kişisel gelişim, zaman

Türkiye, 06 Şubat Pazartesi günü, tarihinin en büyük âfetine uyandı. Doğal âfet, felâket ya da krizlerde yazı yazmak pek kolay değildir. Yüzyılın en büyük depreminin şokunu halen yaşıyoruz. Istırabı sürekli

Bu yazımda, fırçamı rastgele savurmak istiyorum. Resim konusunda kendimi çok yetersiz görmüşümdür. Bir gün, sevgili kuzenimiz Nilgün Sabar,“Müzik ve Resim terapisine” davet etti. Yaşamımda ilk kez,resim fırçasını elime aldım. Fırçam

Konuşmasını şöyle bitiriyor: “Yaşamda, sürekli düşledim. Düşlediğim şeyleri de bir biçimde gerçekleştirdim!” Bu anlatacağım yaşam öyküsünün çoğu kişiyiesinlendireceğini düşünüyorum. Sevgili Recep ile ilk tanışmamız, Beymen Brasserie’de gerçekleşti. Nişantaşı’ndaki Beymen Brasserie, bana

Bulgaristan’a bundan 47 yıl önce ilk kez gitmiştim. Ailemle kayak için uygun koşullara sahip olduğundan yeğlemiştik. Dağları ve doğası, kayak için çok uygun olmasına karşın tesisler oldukça yetersiz yemekler çok