👁️ 252 Okunma
Atatürk, askeri bir dehadır.
Bunun dışında,
Atatürk’ü diğer tüm dünya liderlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri de sahip olduğu yüksek insani değerleri, insan ruhunu okuyan vicdani ve sezgisel zekasıdır.
Tüm konuşmalarında ve yazılarında çok sık kullandığı üç terime rastlarız :
“ His, zihin ( dimağ) ve vicdan”
His, Atatürk’ün “ zihni” ile “ kalbini “ ilişkilendiren insani duygudur. Duygular insan psikolojisinin ayrılmaz parçasını oluşturur ve bir lider olarak Atatürk, kendi duygularını , bugün yaygın olarak duygusal zeka ( sezgisel) olarak adlandırdığımız bir beceriyle birleştirmeyi başarmıştır.
Duygusal zeka, etkili bir halk lideri olmak açısından temel önem taşır. Atatürk insan ruhunu araştırmak ve kavramak için zaman ve çaba harcamıştır.
Milli Mücadele’nin son yılında, Atatürk’ün resmi olarak iki ünvanı vardı:
Geçici hükümetin başkanı ve ordunun başkumandanlığı. Bunun en güzel örneklerini Sakarya Muhaberesi ve Büyük Taarruz esnasında bir taraftan devleti, bir taraftan da savaşı yönetirken görüyoruz.
Tıpkı hem devlet başkanlığı yapmış hem de taktik muhabereler yönetmiş Büyük Frederick ve Napoleon gibi Atatürk de
siyasi önderlikle muhabere kumandanlığını şahsında başarıyla birleştirmiş örneğine az rastlanan çağdaş dünya liderleri arasına girmiştir.
Kısaca, Atatürk hem komutan , hem siyasi lider olarak iki şapkayı aynı anda giymeye yönelmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Atatürk, Türk halkının yürek atışlarını duymuş ve onların bağımsızlığa ulaşmalarına liderlik etmiştir.
Bugün, Türk halkı, Atatürk’ün önderliğinde hala bağımsız ve ülkü olarak” Yurtta Barış, Dünyada Barış” söylemiyle insani değerler yaratmak için mücadele etmeye devam ediyor.
Atatürk’ün başarıları ve mirası hem ulusal hem uluslararası anlama sahip. Böyle bir dünya liderine sahip olmamız bizler için hem bir gurur, hem de büyük bir sorumluluktur.
Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra, 4 Eylül 1923 günü Atatürk, yeni Türkiye ile ilgili hedefini şöyle belirtmiştir: “Memleket kesinlikle asri, medeni ve yenilenen olacaktır.”
Bu sözleri de yerine getirmek bizlere düşüyor.
Bugün, 19 Mayıs 2019, sabahı Çorum Müzesini gezmek için içeri girerken kapıdaki görevlinin şu sözleri gözlerimizi yaşarttı : “ Bugün izin alıp çocuklarımla Samsun’a çok gitmek istemiştim, ama olmadı.. Herşeyçokgüzelolacak”
Bir ulus ulus yapan değerleridir, 19 Mayıs Milli Mücadelesi ülkemiz için hatırlanması ve yeni nesillere aktarmamız gereken çok önemli bir değerdir.
Mustafa Kemal Atatürk, genç nesile şöyle hitap etmiş : “ Sizler, yani yeni nesil Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.”
19 Mayıs 1919’un 100. yıl dönümü tüm ulusumuza kutlu olsun.
Sevgilerimle,
Taner Özdeş