Yaratma Cesareti!

0 0 votes
Puanınız

👁️ 260 Okunma

Her insan doyumlu, huzurlu yaşamak ister, ancak bunu nasıl başaracağını bilmez. Diğer sorun insanın kendine ayıracak zamanının olmamasıdır. Zaman yönetimi mümkün olmasa da insanlar zamanı yöneteceklerini zannederler. Burada yönetmeleri gereken kendileridir veya duygularıdır. 21 yüzyılda diğer önemli bir sorun anı yaşamaktır. İnsanlar anı yaşamak için meditasyon, yoga veya nefes terapilerine giderler. Herkes çok ister ama yapamaz. İnsanlar yeteneği olmadığı bir konuda başarısız olma korkusu ile denemeyi reddeder ve hayatta birçok şeyi kaçırır.

Bu hafta sonu çok farklı bir deneyim yaşamak için sevgili yeğenim Nilgün Sabar’ın, “Yaratma cesareti” adı altında Dimitrios’un muhteşem müziği eşliğinde resim terapisine katıldım. Kendimin resim konusunda yeteneksiz olduğuma inanırdım. Bunun en önemli sebebi bu konuyu hiç denememiş olmamdı. Dünyanın her yerinde gittiğim sergilerde baktığım resimlerde gerçek anlamı bulamadığımı düşünürdüm. Bu akşam gittiğim Van Gogh filminde birçok insanın bu dehanın resimlerini beğenmemesi, hatta iğrenç bulması sanırım sanatçıların bir kaderi olsa gerek. Çoğu sanatçının değeri öldükten sonra veya bir eleştirmen/otorite beğenene kadar anlaşılamıyor.

Bu sabah annem ile kahvaltı ederken bana ilkokulda yapmış olduğum bir resmim Japonya’da ödül aldığını söyledi. Çok şaşırdım. Hatırlamadım da. Keşke bunu bana daha önce hatırlatsaydı ?

Cumartesi günü workshopun yapılacağı galeriye gittim. Galerinin arkasında bize bir yer ayrılmıştı. Eğitimi Dimitrios Yunanlı bir müzisyen ile birlikte Nilgün verecekti. Toplam on kişiydik. Daha önceden tanıdığım bir banka genel müdürü, bir anne ve kız, bir oyuncu, bir kişisel gelişim için gelmiş bir kişi ve farklı sektörden kişiler vardı.

Eğitimin en başında Nilgün, çağımızın insanının en önemli sorununun endişe olduğunu, bunun zaman zaman korkuya dönüştüğünü, bu da insanın önündeki en büyük engel olduğunu söyledi; Dimitrios ise, hayatın düşünme, planlama ve yapmaktan ibaret olmadığından “ bahsetti. Van Gogh filminde kendisine neden resim yapıyorsun sorusuna verdiği cevap zaten bunun en güzel kanıtı “ düşünmemek için”. Hatta o kadar ileri gidiyor ki, ressam olmasam katil olurdum diye sözlerine devam ediyor.

Eğitimden önce hep beraber meditasyon yaptık. Çok havaya giremesem de zihnimi kısa süre de olsa dinlendirmiş oldum. Sonrasında hepimiz için resim yapmamız için duvara birer adet tuval asılmıştı. Resim yapmak için fırça yerine elimizi (eldiven giyerek) kullanacaktık. İlk önce beyaz ve siyah renklerle müzik eşliğinde ilk resmimizi yaptık.

Düşündüğümden daha az stresli, hatta keyifli oldu. Resim yaparken içimden geldiği gibi müziğin ritmi ile yapmaya çalıştım. Havaya girmiştim. Resmin elle değil, ruh ile yapıldığını fark ettim. Kitap yazdığım için benim için anlaşılır bir şeydi. Her resim yaptıktan sonra Nilgün hepimize ne düşündüğümüzü ve hissettiğimizi soruyordu. Herkesin verdiği cevaplar benim açımdan oldukça ilginçti. Herkesin iç dünyası ve algısı farklı idi. Kendimiz hakkında bir şeyler öğreniyorduk. Ama herkes resim yaparken anı yaşıyor ve müzik eşliğinde farklı duygular hissediyordu.

Sonraki deneyimimizde önce hepimiz yine resim yaptık, ama sonrasında diğer 9 kişi sıra ile resmimize dokunuşlarda bulunuyordu. Her resimde farklı bir enerji vardı ve içimden geldiği gibi dokunuşlarda bulunuyordum. Kendimi tamamen akışa bıraktım. Müziğin insan üzerindeki etkisi bana çok şaşırtıcı geldi.

Bir sonraki çalışmamız için yine istediğimiz renkleri seçtik. Ama bu sefer iki kişi birbiri ile konuşmadan birlikte resim yapacaktık. İnsanın sahiplenme güdüsü gerçekten ürkütücü. İnsanın egosu gerçekten her şeye ben damgasını vuruyor. Bu da sevgiyi ve paylaşmayı ortadan kaldırıyor. Bu sefer içimden farklı bir şekilde resim yapmak geldi. Kendime göre oldukça güzel bir eser çıkarmıştım. Birden partnerim elimdeki boyalarla yaptığım tüm resmi bozdu. Yaptığım her şey yok olmuştu. Önce şaşırmıştım. Sonra da kendime gülmeye başladım. Sonrasında kendimi akışa bıraktım. Ben yapıyordum, partnerim yaptıklarımın üzerinden farklı renkle geçerek yaptıklarımı bozuyordu. Birden içimden surat çizmek gelmişti. Bu şekilde kendimi ifade edecektim. Oldukça keyifli bir deneyim olmuştu. Kendim hakkında bir şeyler öğrenmenin keyfini aldım. Daha sonra Nilgün birlikte yaptığımız resme bir ad koymamızı söyledi. Ağzımdan “palyaço” çıktı. Partnerim ben de bunu söylemeyi düşünmüştüm dedi. Enerji bulaşıcıdır.

Sonra resim çalışmamız için gözlerimiz kapatıldı. Müzik eşliğinde kapalı gözlerle resim yapmaya çalıştık. Gözlerim kapalı iken enerjimin düştüğünü fark ettim. Süre de normalden uzun geldi. Bu da kendim hakkında yeni bir şey öğrenmeme neden oldu.

Daha sonra bizlere eğitim deneyimlerimizi sözcüklere dökmemiz söylendi. Herkes farklı bir renk seçerek birçok farklı kelimeyi duvardaki asılı tuvale yazmaya başladı. Daha sonra da buradan seçtiğimiz kelimeler ile hep beraber gitar eşliğinde tempo tuttuk. Çok hoş bir deneyim oldu.

Bu deneyimden ne mi öğrendim?

En önemlisi bir şeyi denemeden, bir şeyi seviyorum/sevmiyorum, yapabilirim/yapamam demenin ne kadar yanlış ve ön yargılı sığ bir düşünce olduğunu anladım. Her insanın algılarının (düşüncelerinin) ve duygularının birbirinden ne kadar farklı olduğuna tanık oldum. Herkes dünyayı farklı görüyordu. Müziğin ne kadar önemli bir ruh motivatörü olduğunu zihnimde ( bedenimde) deneyimleme şansım oldu.

Son sözüm de şu olacak: “ Bir şeyi yaratmak için öncelikle cesaretli olmalıyız ve denemeliyiz. Bir konuda yeteneğiniz olmayabilir, ama bir şeyi gerçekten seviyorsanız ve çabalarsanız, eninde sonunda yine de başarabilirsiniz, ama deha olamazsınız!”

Bu organizasyonu gerçekleştiren Mana’ma Ayna Didem Akay’a teşekkür ederim. Yeğenim Nilgün ile de ayrıca gurur duyduğumu belirtmek istedim. Dimitrios ile birlikte çalışma konusunda sözleştik.

“Eğer cesur değilsen samimi olamazsın. Eğer cesur değilsen sevemezsin. Eğer cesur değilsen güvenemezsin. Eğer cesur değilsen, gerçeğin peşine düşemezsin. O yüzden önce cesaret gelir. Ve diğer her şey onu izler.” Osho

0 0 votes
Puanınız
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x