Yalnızlık ve Başarı!

0 0 votes
Puanınız

👁️ 226 Okunma

Odamda, tek başıma yazarken, aylardan Haziran, sıcak, dışarıda güneşli bir hava. “Saatlerce dışarıda harika hava varken, çoğu kişi dışarıdayken şu anda yaptığımı yapacak kadar öz-disiplini ve güdülenmeyi nasıl sağlıyorum?” diye bazen düşünürüm. Başarılı kişiler, zamanının büyük bölümünü yalnız geçirir. Düşünmek ve yaratmak için kişinin yalnız kalması gerekir. Dış dünyanın o kuru gürültüsü, havanın üzerimizdeki etkisi ve dikkatimizi dağıtabilecek yüzlerce elektronik aygıt, TV ve diziler…

En güçlü kişi, yalnız kalmaktan korkmayandır.” (TheQueen’sGambit)

Bu karmaşanın içinde tüm dış dünyadan kendimizi soyutlamak için yaşamımızda güçlü amaç ve açıkhedeflere gereksinim duyarız. Yoldan çıkmamızı sağlayacak kadar güçlü “nedenler” yaratacak amaç ve gideceğimiz yeri belirleyen “hedefler”, en büyük dostlarımızdır.

Bunları yaparken de toplumsallıktan kopmak da çok sağlıklı ve olanaklı değildir. Kitap okumak dışında film ve dizi izlemek, yeni/farklı kişiler ile sohbet etmek de bizi eğitir, ilham verir ve farklı bakış açıları sağlar. Bazıkaynakları okurken ya da izlerken de düş kurmayı severim.

Yaşamımızda “hiçbir sorun yaşamamak” isteriz. Bu,olanaklı mıdır?

Bir yerde duymuştum; “Yaşam,sorun çözmektir” diye. Yeter ki, sorunları çözerken bir şeyler öğrenelim, gelişelim ve kendimize olan güvenimiz artsın.

Öz-güven, mutluluk ve başarı konusunda o kadar çok kaynak var ki. Çoğu kişi de bu konuda hap formül peşinde ne yazık ki.

Şu sözcükler sizde neler uyandırıyor?

  • İnanç -Risk- Cesaret – Hırs – Kaybetme
  • Tutku- Başarısızlık – Alın Teri -Düş- Vizyon

Farklı bir bakış açısı ile saymış olduğum bu on sözcüğün arzu ettiğiniz mutluluk, başarı ve öz-güvene giden yol taşları olduğunu söyleseydim. Ne düşünürdünüz?

Başarı öyküleri, kaybedenlerin yaşamını anlatır. Başarısızlık öyküleri de kazananların.

Çok çalışma, tutku ve çoğu başarısızlığın üstesinden gelmemizi sağlar.

Risk alan ve cesaret edenlerin, ötekilere göre uzun vadede daha başarılı olduğu gözlemlenmiş.

Tutku ve hırs olmadan, alın terinin de pek anlamı yoktur.

Günde 10,000 kere topa vurmasını söyleyen Agassi’nin babası ya da kızlarını doğduğu gün tenis şampiyonu yapma planlarını yapan Venüs ve Serena Williams’ın babası, bu vizyon ve inanca nasıl sahip olmuştu?

Çok çalışmak da tek başına yetmiyor!

Sosyal medyada, “Başarının Bedeli” diye bir başlık görmüştüm.

  • Az arkadaş
  • Erken sabahlar
  • Yanlış Anlaşılmak
  • Geç geceler
  • Akıl sağlığını sorgulamak
  • Kendini güdülemek

Elon Musk’ın öyküsünü çoğu kişi bilir. Dünyanın en zengin kişisi olmuştur. Buna karşın sosyal medyada “paylaştıklarından” dolayı eleştirilmiyor mu?

Dünyanın en zengini olmamız bile bizi dış dünyadan korumaz!

Steve Jobs’un, Apple ile başarısı halen konuşuluyor. Kendi kurduğu şirketten atılması da konuşuluyor. Başarısızlıklar, çabaladığımız sürece bizimle birlikte olacaktır. Eleştiriye açık ve esnek olmak, kendimize inancımızı kaybetmememiz için çok önemlidir.

Çok başarılı olduğum konularda bile zaman zaman sosyal medya üzerinden eleştirildiğimde, önemsememe karşıngüdülenmemi olumsuz etkilediği zaman ve durumlar olur. O zamanda kendime şunu söylerim; “Taner!Önüne bakmaya devam et!…”

Çoğu konuda itici gücümün, meraktan kaynaklandığını düşünürüm. İyi bir dinleyici değilim. “Merakım” nedeniyle iyi bir yaşam/performans koçuyum. Konuşmayı, anlatmayı çok severim, “dinlemek” benim için pek kolay bir eylem değildir. Merakım sayesinde etkili dinlerim.

Çoğu şeyi değil. 😊

34 yaşından sonra iyi bir kitap okuyucusu oldum. En önemli nedeni, öğrenmeye olan merakım, sonra da eğitimci olarak kendimi sürekli eğitmek için okumak, bir alışkanlığa dönüştü.

Bunların dışında biyografi ve gazete/dergilerde,söyleşi/yazı okumayı çok severim. Satır aralarını okuyup kendime dersler çıkarırım. Salgın (Covid-19) sürecinde yaşamımda sevgili oğlum Cem’in de desteği ile sosyal medya, LinkedIn ve Youtube da girdi. TEDx konuşmaları ve LinkedIn Learning de sürekli takip ettiğim eğitim kanalları.

Sosyal medya sayesinde öğrenme, keşfetme ve yeni kişilerle tanışma olanağı buldum. En iyi yanı da takipçilerimin bana ulaşabilmesi.

Son zamanlarda sosyal medya üzerinden gelen iki yorumu da paylaşmak isterim:

“Merhaba Taner abi,
Seni çok seviyorum.
İyi ki varsın.
Kitaplarınız sayesinde kendi işimi hatta hayatımı kurdum desem yeridir…
Şu an firmam 5 yaşında ve her yıl büyüyor…”


Orhan Yörükoğlu

Ersa Petrol Ürünleri Kayseri

“Bir gün Youtube üzerinde kişisel gelişim ile ilgili videolar izlerken, Remax’ta yaptığınız motivasyon konuşmanıza denk geldim. Çok etkilendim ve Youtube‘da bulunan tüm videolarınızı tek tek izledim. Videolarda kitaplarınızdan da söz ediyordunuz. İlk fırsatta “50 Yaş Gözüyle”, “Duygusal Zekâ” ve “Satışın 10 Altın Kuralı”nı aldım. Kitaplar sanki bana özel yazılmış gibi, başarılı bir girişimcinin yol arkadaşı olacak kaynaklar oldu.

Kurulduğu günden sadece ikiyıl sonrasına geldiğinde 17.000’den fazla dünya çapından öğrenciye sahip olan fransizcaogreniyorum.net girişimimde bana çok yardımcı oldular. 

Bununlada kalmadım. Verdiğiniz çevrimiçi eğitimlere de katılarak özellikle de “Zaman Yönetimi ve Optimizasyonu”, başarılı girişimcilikler üzerine kendimi geliştirdim. Ben geliştikçe, girişimim de büyüdü.Size can-ı gönülden teşekkür ederim.

Uluhan ARAL

fransizcaogreniyorum.net kurucusu

Çoğu kişi gibi ben de dünyadaki adâletsizliği, eşitsizliği, kötülüğü, haksızlığı eleştiririm, şikâyet ederim. Bunlar, geçici hislerimdir. Bunlara yenik düşmem. Yeryüzünde her konuda o kadar başarılı ve başarmış kişi var ki. Dünya hakkında böyle düşünmek de haksızlıktır. Her birimiz, dünyaya bir amaç, yetenek ve şansımız ile geliyoruz. Herkes bunun farkına varacak kadar şanslı olmayabiliyor. Kitaplar, medya, sosyal medya, film ve diziler bunun için var. Görmediğimizi, düşlemediğimizi karşımıza çıkarıp bizim de başarmamıza yardımcı oluyorlar. Bazı kişiler de şanslı bir anne/baba ile dünyaya geliyor. Tek yapmaları gereken, onların dediğini yapmak.

Benim en büyük şansım,“ailem”. Sonra,“dostlarım”, sonra da “adsız kahramanlarım”.Sadece beni sevdikleri ve inandıklarından, sürekli yanımda oldular.

“Top Gun: Maverick” ile geri dönen Tom Cruise’ninkendi anlatımıyla öyküsünün yazıma ilham katacağını düşünüyorum:

“Dört yaşımdayken film yapmak ve uçak uçurmak istediğimi anımsıyorum. Ben, her zaman çılgın şeyler yapan, en uzun ağaçlara tırmanan bir çocuktum ve bir hayalperesttim. Zorunda değildim ama aileme katkıda bulunmak için küçük işler yaptım, ot kestim, kar küredim. Her zaman ne tür filmlerden hoşlandığımı ya da yaşamımda ne olmasını bilirdim. Hiç film okuluna gitmedim ama filmleri çocukluktan beri biliyordum. Kariyerim ilerledikçe dünyayı dolaşabildim ve farklı dillerde filmler izlemeye başladım. Kişilerle tanışmak istedim ve bunu yaptım. “Top Gun” galaları için dünyayı gezdim. İşte bugün de olduğumuz yerdeyiz.”

Son yapmış olduğum Dubai seyahatimde izlediğim Will Smith’in, “King Richard” filmi son zamanlarda en çok esinlendiğim film diyebilirim. Williams kardeşlerin öyküsü de şöyle:

“Net bir vizyon ve bir planla donanmış Richard Williams, kızı Venus ve Serena’yı tarihe yazmaya kararlıdır. California’nın -yağmur ya da güneş nedeniyle- boşlanmış tenis kortları, Compton’da eğitim gören kızlar, babasının sarsılmaz bağlılığı ve annesinin dengeli bakış açısı ve de keskin sezgileri tarafından biçimlendirilir.Görünüşte aşılmaz olasılıklara ve önlerine konulan hâkim beklentilere meydan okurlar. Dünyaya esin verecek gerçek öyküye dayanan “Kral Richard”, sarsılmaz azmi ve koşulsuz inancı sonunda, dünyanın en büyük iki spor efsanesini ortaya çıkaran bir ailenin canlandırıcı yolculuğunu takip etmemizi sağlatıyor.”

Bu yazımı okuduğunuzda, umarım sizin içinizde de birşeyler kıpırdar, yaşama daha olumlu, umutla, istek ile bakarsınız. “Bazı şeyleri denemeden, risk almadan, cesaret etmeden, düşlemeden yaşayarak, sadece kendimize haksızlık etmiş oluruz.”

Sizin de çok sayıda yeteneğiniz, keşfedilmemiş olanaklarınız var. Tek yapmamız gereken, bir yerden başlamak, başarı için çabalamak sonra da bir sonraki başarı için en başa dönmek.

“Kazanan biri olmayı yeğlememiz gerekir. Kaybetmemeye çalışarak başarılı olamayız.Bu, bir yaşam kuralıdır.”

İlerlemek, başarıdır… Bunu sürekli anımsayalım!

“Cesur olmak, korkusuz olmak değildir. Gerçek cesaret, korksak da yine ilerlemektir.”

“Düşüncelerimizle o güce güç vermediğimiz sürece, yaşamımızı etkileyebilecek hiçbir dış güç yoktur. En büyük güç, içimizde!”

Sevgilerimle,

Taner Özdeş

0 0 votes
Puanınız
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x