Dünyada yeterince zeki ve çalışkan insan var. Ancak, bu yeterli değil. Dünyanın olumlu düşünen ve olumlu enerjisini çevresine yayan insanlara ihtiyacı var. Ben 20 yıldır, her ortamda pozitif enerjimi insanlar ile paylaşıyorum. Dünyada umut, insanın yaşaması için en önemli besindir. Umut olmadığı zaman insanlar karamsar oluyorlar. Karamsar insanlar korku ile yanlış kararlar alıyorlar. Bu korku yüzünden yeryüzünde milyonlarca, hatta milyarlarca insan mutsuz ve fakir yaşıyor.
Mutlu olan insanların en önemli sırrı, hayatlarını kontrol edebilmeleridir. Bu da ancak sorumluluk alarak olur!
Her sabah güne kendimi motive edecek kitaplar okuyarak başlarım. Dünyanın neresinde olursam olayım, tatilde bile olsam, gözümü açtığımda sevdiğim bir müzik eşliğinde 10-15 dakika kitap okurum. Bu benim sahip olabileceğim en büyük zenginlik. Okuma zevkinin yerini hayatta hiçbir şey alamaz. Bunun yanında bedenimdeki negatif enerjiyi ise spor ile atarım. Bu da benim ikinci sabah ritüelim. Kitap okumak ve spor, yüzümdeki gülümsememin bir nedeni de bu. Diğer nedenim ise, harika bir aileye sahip olmam. Onların gücü ve desteği olmadan bu noktalara gelmem düşünülemezdi.
Geçen gün bayilerimden birini ziyaret gittim. Kendisi Türkiye’nin bu ortamında çalıştığı ve yüklü maaş aldığı şirketinden ayrılmış ve ailesinin de desteği ile cesurca kendi şirketini kurmuş pozitif inançlı biri. Bana bir sekreter /asistan aradığını söyledi. Kendisine bu pozisyonu doldurmanın çok güç olduğunu söyledim. Kendisini bu hafta yine ziyaret ettim. Beni kapıda karşıladı. Her zaman kibardır. Birden içeri güler yüzlü bir melek girdi. Dünyada bir insanı bir gülümsemesi kadar çekici yapan hiçbir güç yoktur. Bu övgüyü bu genç kıza da yaptım. Bayime de dönüp şöyle dedim : “ İnsanlar, kendileri gibi insanları çekerler. Sen de kendin gibi birisini çekmişsin.”
İşim gereği binlerce insanla muhatap olurum, pozitif insan ile çalışmak, iletişim kurmak kolaydır. Beraber olmak eğlenceli ve keyiflidir. Negatif insan ise önce kendini sonra da çevresine sadece negatif enerji vermez, ayrıca ortamı gerginleştirir.
Sürekli gittiğim spor kulüplerinden birinin kafesini işleten bir hanımefendi ile sürekli sohbet ederiz. Kendisi çalışkan, disiplinli ve işine kendisini adamıştır. Yüzünde ise çoğu zaman gergin bir ifade vardır. Zaman zaman kendisine takılırım. Geçen gün sohbet ediyorduk; kendisine negatif /pozitif insan tezimi anlattım. Bana döndü : “Taner bey, ne kadar doğru söylüyorsunuz. Ben de her ortamda olumsuzluğu kendime çekerim dedi. Bu konuda psikoloğa mı gitsen mi diye düşünüyorum.” dedi. Ben de kendisine sadece pozitif düşünerek karşımızdaki insanların bize pozitif davranacaklarını ve bu enerjimiz ile başımıza gelen olaylarda daha çok pozitif çekeceğimizi söyledim. “Gerçekten mi? O zaman deneyeceğim” dedi.
Yazımı dünyada yazılmış en başarılı kişisel gelişim kitaplarından, Norman Vincent Peale’in “Olumlu Yaşamanın Gücü” kitabından bir alıntı ile sonlandıracağım.
“ Bir insan nasıl düşünürse öyle yaşar. Ne kadar çalışırsanız çalışın, düşünceleriniz yenilgi ile doluysa, başarıya ulaşmanız mümkün değildir. Olumlu düşünmenin ötesinde olan şey, olumlu inançtır. Olumlu düşünce roketse, olumlu inanç da onu yıldızlara götüren yakıttır. Olumlu düşünmenin gerçekleşmesini olumlu inanç sağlar. İnsan neye inanırsa öyle hareket eder. Bir işte başarılı ya da başarısız olmanız, düşüncelerinizin olumlu ya da olumsuz olmasına bağlıdır.”
Önce düşüncelerinizde kazanın ve kısa süre bunun pozitif etkisini davranışlarınızda göreceksiniz.
Zihninde yenilgi ile düşünceleri olan bir insanın davranışta da hep başarısız olması bir tesadüf değildir!
Bu yazı devam edecek.
Sevgilerimle,
Taner Özdeş