Bir Yolculuktur Hayat!

0 0 votes
Puanınız

👁️ 252 Okunma

Cumartesi sabahı, saat 6.45. THY CIP Lounge’da oturacak yer bulmak neredeyse imkânsız. İnsanlar bir yerlere yetişme telaşında, sürekli bir hareket halinde. Günümüzde çoğumuz, bu bitmek bilmeyen koşuşturmanın içinde kaybolmuş durumdayız. Durup hiçbir şey yapmadan kalmak, birçok kişi için rahatsız edici bir durum haline geldi. Ancak bazen durup çevremizi gözlemlemek, insanları izlemek ve anın tadını çıkarmak, farkındalığımızı artıran değerli bir alışkanlık olabilir.

Benim en sevdiğim ve bana çok şey öğreten alışkanlıklarımdan biri de bu: Cep telefonuna bakmadan etrafı ve insanları gözlemlemek. Bu basit eylem, hem zihni dinlendiriyor hem de çevremizdeki dünyayı daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyor.

Bunun yanı sıra, kitap okumak ya da yanımızdaki tanımadığımız biriyle hoş bir sohbet etmek de hayatımıza anlam katan küçük ama etkili eylemlerden. 11-18 yaşlarım arasında, hem yabancı dilimi geliştirmek hem de insanları daha iyi anlamak için tanımadığım insanlarla tanışmayı ve onlarla sohbet etmeyi alışkanlık haline getirmiştim. Bu deneyimler, bana sadece dil becerisi kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda insanları “okuma” konusunda da büyük bir farkındalık sağladı. İnsanların yüz ifadeleri, beden dilleri ve söyledikleri kadar söylemedikleri de aslında çok şey anlatır.

Duygu, düşünce ve deneyimlerimizi yazıya dökmek ise bambaşka bir zenginlik katıyor. İster günlük, ister blog, ister bir kitap olsun; yazmak, hem kendimizi ifade etmenin hem de öğrenmenin en etkili yollarından biri. Yazmak, düşüncelerimizi netleştirir, duygularımızı anlamamıza yardımcı olur ve başkalarına ilham verebilir. Kalem ve kağıt, bazen bir terapist kadar etkili olabilir.

Günlük hayatımızda spor yapmak ve yürüyüşe çıkmak da ihmal edilmemesi gereken alışkanlıklar arasında. Fiziksel hareket, sadece bedenimizi değil, zihnimizi de dinç tutar. Bu yüzden, her gün kendimize hareket etmek için bir zaman dilimi ayırmalıyız. Sabahın erken saatlerinde yapılan bir yürüyüş, günün geri kalanına enerji ve pozitiflik katar.

Ve en sona bıraktığım, ancak belki de en önemlisi: Başkaları için bir şeyler yapmak. Başkalarına yardım etmek, onların hayatına dokunmak, kendimizi değerli ve iyi hissetmenin en güzel yollarından biri. Küçük bir iyilik bile, hem karşımızdaki kişiyi hem de bizi derinden etkileyebilir. Birine uzattığınız yardım eli, belki de onun hayatında unutulmaz bir iz bırakacaktır.

Kendi mutluluğumuzu inşa etmenin en kısa yolu, bir başkasının hayatına dokunmaktan geçer.

Yazımı şu güzel sözle sonlandırmak isterim:

“Unutmayın, hayat bir varış noktası değil, keyfini çıkaracağınız bir yolculuktur. O yüzden, her anın tadını çıkarın!”

Sevgilerimle,

Taner Özdeş 

0 0 votes
Puanınız
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x