Corona virus yaşam tarzımı kökünden değiştirecek gibi..
Şu anda en sevdiğim şeyi yapıyorum, yazı yazıyorum. Aslında ne kadar şanslıyım ki böyle bir hobim var. Bugün Cengiz Dikmen aradı. Güzel bir haber verdi. “Network Marketing Başarı sırları” kitabımızın üç haftada bittiğini, ikinci ve üçüncü baskıyı birlikte yapacaklarını söyledi. Bu harika haber beni mutlu etti. Sabah da Açık sınıf eğitimimi ertelemek zorunda kaldığım için moralim bozulmuştu. Hayat böyle bir şey üzüntü ve sevinç yan yana…
Bu sabah şirket olarak evden çalışma konusunda bir karar vermeye çalıştık. Çok kolay bir karar değildi. Bizim işimiz operasyon, servis , müşteri ile yüz yüze yapılan bir iş. Ama çaremiz kalmadı mecburen sürüye uyacağız. Sorun uzaktan çalışma konusunda ne kadar süre ile çalışacağız? Gelirlerimizi nasıl etkileyecek? Zaman gösterecek.
Böyle karmaşık bir günde, akşam işten tenis oynamaya gidecektim, gelen bir mesaj daha moralimi bozdu. Spor salonları, Spa’lar da süresiz kapanıyordu. En büyük enerji kaynaklarım tek tek elimden gidiyordu. Ama her şeyin başı sağlık! Sağlık önemli, ya ruh sağlığı? Hayatı boyunca evde oturmaya alışkın olmayan biri olarak bu yeni düzene nasıl adapte olacaktım? Cafe’ler, barlar hepsi tek tek kapanırken zaten kalabalık yerlere, AVM’lere zaten gitmeyi bırakmıştım. Eşimin bana yaptığı kütüphane şimdi benim yeni huzur yerim olacaktı. Spor konusunda her gün evden işe yürüme konusunda karar aldım. 12 km yürüyecektim. Beni kesmez ama hiç yoktan iyidir diye düşündüm. Evde ise vücut ağırlığım ile çalışacaktım. Yaşasın Youtube? videoları..
Spor işini geçici olarak çözdük. Zamanımı nasıl geçirecektim. Eğitimlerimi Nisan’a kadar erteleme kararı aldım. Kahve Aromalı sohbetler programı çekimleri konusunda ise konukları gelmeye ikna edebilirsek, yapmaya devam edeceğiz. Hafta sonları da boşa çıkmıştı. Yeni düzenimi kurmalıydım.
Bu yasak dönemde kitap okuyacak ve kitap yazacak daha çok zamanım olacaktı. Bu benim için nefes almaktı. Okumadığım o kadar çok kitap var ki. Bu konuda günlük kitap okuma süremi bir saatten ikiye, hatta üç saate çıkarabilirim diye düşündüm.
Ben hayatı planlayarak yaşayan biriyim. Bu yeni düzen konusunda insanlar ne düşünüyor? Ne yapacak? Eşlerine ve çocuklarına daha çok zaman ayırabilecekler. Bu birçok insan için zaten yeterli bir mutluluk değil mi? Dışarıdaki hayata bir süre ara vereceğiz. Bu yazımı yazmadan önce annemi aradım İsviçre’de yaşanan halam ile konuşmuş. İsviçre’de 13 Nisan’a kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş. Umarım bizim başımıza bir de bu gelmez. Toplum olarak kurallara uyan bir kültürümüz yok. Her gün basında yazan kuralların kaçını uyguluyoruz ve dikkate alıyoruz. Bir gün , iki gün sonra unutuyoruz. Disiplin bize göre değil. Toplum olarak bu sınavdan geçeceğiz. Bir çok geleneğimizi tekrar uygulamaya başladık bile; Kolonya tekrar hayatımıza girdi. Tabii ki bulursanız ?
Bu akşam tenise gitmem konusunda eşim ve çocuklarım söylendiler. Ben de kendimi savundum. Soyunma odasını kullanmadan sadece tenis oynayıp döneceğimi söyledim. Son bir kere tenis o kadar iyi geldi ki .. Hiç bitmesin istedim. Rakibim meşhur bir berberdi. Eşim bir berberle oynadığımı öğrenince olabilecek en tehlike meslek dedi. Partnerimi görünce gülümsedim ve kendisine eşim ile aramda geçen sohbeti anlatınca, Atilla bana döndü ve dedi ki: “ sakın merak etme bugün sadece bir kişi geldi” dedi. Tenisten önce Starbucks’a uğradım. Kasadaki görevliye bana son bir espresso versene dedim. Bazen bir şeyin kıymetini yasaklanınca daha iyi anlıyorsunuz. Kahve, hiç bu kadar lezzetli gelmemişti. Hayattaki bu ufak mutluluklar beni diri tutuyor ve yaşama sevinci veriyor.
Corona karantinası öncesinde yaşamış olduklarım benim bunlar. Bu süre iki hafta ile iki ay arasında değişebilir. Ben kendimi bu yeni düzene adapte etmeye çalışıyorum. Daha az insanla temas, daha izole bir yaşam, daha çok evde zaman geçirmek.. En güzel yanı ise aileme daha çok zaman ayırabileceğim. Aslında tüm alışkanlıklarımız tüketim üzerine. Tüketmeden yaşamak . Gerçekten tuhaf olacak . Sosyalleşmeden yaşamak bu da biraz benim için sancılı olacak.
Yaşam, sadece tüketmekten ibaret olmamalı. Sahip olduğumuz bir çok şeyin farkına varma fırsatı ve zamanı.
Güzel günlerin gelmesi dileklerimle, kendinize çok iyi bakın.
Birbirimize daha çok saygı göstermek ve sevmek için Evren’in bize oynadığı bir oyun belki. Bazılarına göre ise, bu olanlar gizli güçlerin tezgahladığı paranın bir el değiştirme operasyonu…
Önemli olan siz nasıl bu yeni düzene adapte olacaksınız?
İnsanoğlunun inanç ve değerlerini sorguladığı bir döneme giriyoruz.
Bu virüs insanlığın tekrar birbirine kenetlenmesi , birbirini sevmesine umarım vesile olur. O zaman insanlık bu süreçten yeni bir aydınlanma ile çıkar.
Sevgilerimle,
Taner Özdeş