“Eğer kişi, bir anlığına dahi yaratmayı bırakmadığını bilseydi, kendi içinde Tanrı’nın varlığının farkına varırdı, hatalı yaratımlarını düzeltebilirdi ve dolayısıyla da kendi sınırlamalarından özgür olurdu.” –Godfre Ray King – Unveiled Mysteries
İnsanın içindeki güçler saymakla bitmez, sınırsız bilinçaltı gücümüzle hayal gücümüz, kalbimizle yaratabileceğimiz sınırsız sevgi, sonsuz istek ve arzularımız ile yaratacağımız yeni ürünler.
Tabii ki bu satırları okuduğunuzda içiniz enerji ile doluyor ve bir şeyler yapmak istiyorsunuz.
Diğer yandan korkuyorsunuz, başarısızlık korkusu tüm olumlu isteklerinizi engelliyor.
Son on yılda birçok kişi hayatıma girdi. Hepsi güvenilir bir koçluk almak istiyordu. Hepsinin farklı bir öyküsü vardı. Bazıları varlıklıydı, bazıları o kadar olanaklı değildi. Ama hırslı kişilerin bir hayali vardı.
Bugün bir danışanım beni aradı. “Ne istiyorsun?”, diye sordum.
Yanıtı beni bile heyecanlandırdı: “Durdurulamaz olmak istiyorum!”
“Seni ne durduruyor?” diye sordum. “Korkuyorum” dedi.
Şu tavsiyeyi verdim: “Beynin aynı anda tek bir duyguya sahip olabilir. Bu nedir? Korku ya da cesaret. Eğer korkuyorsan, bu çok normal ve insani bir duygu. Yapman gereken, bu duygunun içinden geçmesine izin ver. Bir koşulum var. Bu korkunun seni ele geçirmesine izin verme! Yapman gereken başarılı olma yolunda bir şeyler denemen, başarılı olup olmaman çok önemli değil. Önemli olan, başarı yolunda minik adımlar ile ilerlemen. Her başarı, seni biraz daha büyük başarıya götürecek.
Netflix’te Magic Johnson ve Tony Parker’in başarı belgesellerini izledim. Basketbol’da Kobe Bryant efsanesinin konuşmalarını youtube’da izledim.
Bu kişileri öteki kişilerden farklı yapan neydi?
- Ufak yaşlardan beri ne istediklerini bilmeleri ve ilerideki başarılarını hayal etmiş olmaları.
- Çok çalışmaları ve yetinmemeleri.
- Değerlerinin farkına varmaları ve bunları korumaları.
- Rakiplerinden çok kendileri ile rekabet etmeleri.
Netflix’te en son Tony Parker’i seyrettim. Kendi ağzından: ”Beni öteki basketbol oyuncularından farklı kılan şeyler; olanaksıza inanmam, pozitif kalabilmem, kendime güvenmem, düşünme tarzım, özgüven ve disiplinim. Beni yenilmez yapan, zihinsel dirayetimdir.”
Çoğu kişi başarılı olmak ister ama bedel ödemek istemez. Ne istediğini bilmez ve sabırsız davranır. Tony Parker, Fransız vatandaşı olarak NBA’de oynayan ilk kişi, ayrıca ilk NBA şampiyonluğunu 21 yaşında kazanıyor. Ulaşılmaz bir başarı gibi görünüyor değil mi?
Bana koçluk için gelen her yaştan bireyin en önemli sorunu, kendini değersiz görme (bunun da nedeni, kendilerini yeterince tanımamaları), ne istediklerini bilmeme ve doğru rol modellerinin olmayışı. 34 yaşından beri okumuş olduğum 1,500 üzerinde kitap, almış olduğum sayısız eğitim ve binlerce saat dinlediğim videolar. Bunlar, doğal olarak bilinçaltımı doğru kodlamamı sağladı.
Bir kişinin çabası, isteği ve hayalleri yoksa o kişi, doğal olarak sürekli irade ile başarıya ulaşamaz. Birinin ileri gitmesi için bilinçaltının gücünü bilmesi, çok çalışması, kendine sonsuz güvenmesi ve hedeflerinin olması gerekir.
En son danışanım, “Ben yenilmez olmak istiyorum.” dedi. Ben de “İstersen olursun!” dedim.
Yazımın devamında sizin de bilinçaltınızı kodlamanız için 8 önemli kuraldan bahsedeceğim. Bunları uygularsanız hayallerinize ulaşmanız için önünüzde hiçbir engel kalmaz.
- İnanç Kuralı
İnançlarınız, gerçekleriniz olur. Asla inanmadığınız bir şeyi başaramazsınız. İnanç, emin olma düşünce ve duygusudur ve de bulaşıcıdır.
- Beklentiler Kuralı
Yaşamdan istediğinizi değil beklediğinizi alırsınız. Çünkü, beklentileriniz, tavırlarınızı; tavırlarınız da gerçeklerinizi belirler. Dolayısıyla hep daha iyisini bekleyin.
- Duygu Kuralı
İki ana duygu vardır. Kazanma arzusu ve kaybetme duygusu. Bu iki duyguyu kullanarak çevrenizdeki herkesi ikna edebilirsiniz, çünkü duygular bulaşıcıdır.
- Çekim Kuralı
Bireyler, yaşayan bir mıknatıstır. Her bireyin manyetik alanı vardır ve baskın gelen düşüncelerinizle uyumlu kişileri, durumları, fırsatları yaşamınıza çekebilirsiniz. Yani zihninizi istediğiniz ya da arzuladığınız bir şeyle ilgili olarak olumlu yönde çalıştırırsanız, bunu başarmak için fırsatları ve kişileri kendinize çekersiniz.
- Dolaylı Çaba Kuralı
Yaşamda istediklerinizi, doğrudan olarak değil de dolaylı yollardan daha hızlı elde edersiniz. Yani kişilere karşılıksız yardım eder, karşılıksız iyilik yapar, önce almaya değil vermeye odaklanırsanız, yaşam da size istediklerinizi verecektir. Bolluk kuramı der ki, yaşamda verdiğiniz sürece siz de alacaksınız.
- Karşılık Kuralı
Dış dünyamız, iç dünyamızın bir yansımasıdır. Yani, iç dünyamızda neler olduğunu, dış dünyamızda olanlara bakarak söyleyebiliriz. İç dünyamız olumlu ve uyumluysa, hizmet odaklıysa, dürüstlük, doğruluk, karakter, mükemmellik üzerine kuruluysa, o zaman dış dünyamız da mutluluk ve bollukla dolu olacaktır.
- Konsantrasyon Kuralı
Bir konunun üzerinde ne kadar çok durursanız, düşünürseniz, o konu, o kadar gelişir ve bilinçaltınızın bir parçası haline gelir. Dolayısıyla, kendinizi nasıl hissetmek istiyorsanız ve nasıl bir yaşama sahip olmak istiyorsanız, bunlara uygun düşünceleri seçmelisiniz ve bunların üzerinde çaba sarf etmelisiniz; “ne ekerseniz, onu biçersiniz.”
Olumlu ya da olumsuz düşünceyi seçmekte özgürsünüz. Düşüncelerinizi seçerken, yaşamınızın niteliğini de seçiyorsunuz; çünkü düşündükleriniz, duygularınızı kontrol eder ve duygularınız da davranışlarınızı belirler.
- Yerine koyma kuralı
Bilinciniz, aynı anda iki düşünceyi taşıyamaz. Yani bilincinizde ya olumlu ya da olumsuz düşünce vardır. Bir düşünceyi, beyninizden atıp yerine başkasını koymanın tek yolu, bilinçli olarak ötekini seçmektir. Sizi üzen ya da hayal kırıklığına uğratan bir şey olursa olumlu bir düşünce bularak ve bu düşünceye sıkı sıkı tutunarak, olumsuz düşünceyi aklınızdan çıkarıp atabilirsiniz.
Özet olarak, düşüncelerinizin niteliği, yaşamınızın niteliğini de belirlemektedir. Herhangi bir yaşam alanında düşüncelerinizin niteliğini geliştirirseniz, bu alandaki yaşam niteliğinizi de yükseltebilirsiniz.
Yazının başlığına gelince, girişimcilik ya da bir girişimci gibi düşünebilmek ya da NBA’de oynamaya ve şampiyon olmaya 9 yaşındayken karar verebilme arasında bir fark yoktur.
Birinin yaşamının, bir başarı öyküsü ya da bir girişimcilik olması gerçekten fark etmez.
Bunun dönüşeceği şey, hayal gücünüzün, kalbinizin ve kendinizi özgür bırakmaya istekliliğinizin bir ürünüdür. Kendi üstünüze düşeni yaptığınız zaman arkanıza yaslanıp neler olacağını görmeyi bekleyebilirsiniz.
Evet, başlangıç hep sizsiniz ve sizden başka bir şey değil. Her başarı öyküsünün önce içinizde meydana gelmesi gerekiyor.
Muhammed Ali şöyle demiş: “Şampiyonlar, spor salonundan çıkmaz. Şampiyonlar, içlerinde yatan bir şeyden çıkar. Bir arzudan, bir hayalden, bir vizyondan. Yetenekli olmak zorundalar ve irâdeli. Ama irâde, yeteneğe ağır basmalıdır.”
Sevgilerimle,
Taner Özdeş