Günün Geri Kalanında Enerjimizi Nasıl En Yüksek Seviyede Tutabiliriz

0 0 votes
Puanınız

👁️ 260 Okunma

Bu yazımın ilk bölümünde “Güne Enerjik Başlamak” adlı bir makale yazmıştım. Şimdi ise ikinci bölümde, günün geri kalanında ya da gün boyu enerjimizi nasıl en yüksek seviyede tutabiliriz konusuna odaklanıyorum.

Her zamanki gibi, bu konuda en çok önem verdiğim 6 maddeyi sizlerle paylaşacağım. Bu maddeler, hem pratik hem de uygulanabilir öneriler içeriyor. Gün içinde enerjinizi korumak ve verimliliğinizi artırmak istiyorsanız, bu ipuçlarını mutlaka dikkate alın.

  1. Plan Yapmak
    Stres nedir? İç dünyamız ile dış dünyamızın uyumsuzluğudur. Bu uyumsuzluğun en önemli nedenlerinden biri de dış dünyanın temposuna ayak uyduramamak ya da yapabileceğimizden çok daha fazla işi sınırlı bir zamanda yapmak zorunda olmamızdır. Bunun çözümü nedir?
    Plan yapmak!

Bu konuda çok iyi olduğumu düşünüyorum. Eşim tabii ki bu durumdan çok rahatsız; plan yapmaya karşı. Plan yapmak benim en çok zamanımı ve enerjimi alan bir uğraş. Ama planı yaptıktan sonra da gelsin özgürlük! Plan yapmak demek, günün her dakikasını doldurmak değildir. Plan yapmanın en önemli nedeni, o gün içinde yapmamız gereken en önemli görevleri tamamlayabilmektir. Ya diğerleri? Onları aynı gün ya da sonraki gün yapabilirsiniz.

Özel hayatımda da hafta sonlarımı, ailemle geçireceğim zamanları ve seyahatlerimi çok önceden planlarım. Önceden planladığım için hem istediklerimi daha az maliyetle yaparım hem de kalan zamanımı kendim için stressiz bir şekilde değerlendirebilirim.

Plan yapmamanın faydalarını bu yazıyı okuyanlar yazarlarsa ben de öğrenmiş olurum.

  1. Motivasyon (Hareket etmek) 

Motivasyon eylemi başlatır, eylem ise motivasyonu güçlendirir.

Motivasyon ile harekete geçme arasında çok yakın, ama tek yönlü olmayan bir ilişki vardır. 

🔹 Motivasyon nedir?
Motivasyon, bir davranışın başlamasını, yönünü ve süresini belirleyen içsel güçtür.
Yani, bir işi neden yapmak istediğimizi, ne kadar önemli bulduğumuzu ve ne kadar çaba göstereceğimizi belirler.

🔹 Harekete geçme (eylem) nedir?
Harekete geçme, motivasyonun görünür hale gelmiş hâlidir.
Yani, “bir şeyi yapmaya niyet etmek” düşünsel bir düzeyde kalırken, “gerçekten yapmak” eylem düzeyine geçmektir.

Örnek
Diyelim ki spor yapmak istiyorsun:

  • Motivasyon: Sağlıklı olmak istiyorum.
  • Eylem: Spor ayakkabılarını giyip parka çıkmak.
  • Sonuç: Kendini iyi hissediyorsun → “Demek ki işe yarıyor.” diyorsun.

Bu his, seni ertesi gün yeniden harekete geçiriyor.

Motivasyon eylemi başlatır, eylem motivasyonu güçlendirir. Küçük bir adım atmak, “ilham gelmesini beklemekten” çok daha etkilidir. Bir şeyi yapmak için motivasyonunuzun gelmesini beklemeyin. Harekete geçtikten bir süre sonra motivasyonunuzun arttığını göreceksiniz. Enerjiniz düştüğünde de hareket ederseniz, enerjiniz hızla yükselecektir!

Unutmayın, enerjiniz düştüğünde bile hareket etmek, enerjinizi hızla yükseltebilir. Örneğin, kısa bir yürüyüş yapmak, birkaç esneme hareketi ya da sevdiğiniz bir aktiviteye başlamak, hem fiziksel hem de zihinsel enerjinizi artıracaktır. Harekete geçmek, sadece motivasyonunuzu değil, aynı zamanda gün boyu enerjinizi de besleyen güçlü bir araçtır.

  1. Mola Almak

Ülkemizde bazı iş insanları, “En son ne zaman tatil yaptım hatırlamıyorum.” diyerek böbürlenir. “Bravo!” Bu kişiler, sadece kendi yaşamlarını zehir etmekle kalmaz, aynı zamanda yanlarında çalışanlara da bu hakkı tanımak istemezler. Ancak mola vermeden ya da tatil yapmadan çalışmak, odaklanmanızı ciddi şekilde engeller, verimliliğinizi düşürür ve yaratıcılığınızı köreltir. Dahası, yaptığınız işten zevk almayı bırakır, bir süre sonra tükenmişlik hissiyle karşı karşıya kalırsınız.

Oysa gün içinde düzenli molalar vermek, enerjinizi tazelemek ve işlerinize daha odaklı bir şekilde devam etmek için harika bir yöntemdir. Bu konuda kişisel tercihler farklılık gösterebilir, ancak genel olarak 30, 45, 60 ya da 90 dakikalık çalışma sürelerinin ardından 5, 10, 15 ya da 20 dakikalık kısa molalar vermek, gün boyu enerjik ve üretken kalmanıza yardımcı olur.

Aynı şekilde, belli dönemlerde 1 hafta izin almak ya da yılda 3-4 kez uzun hafta sonu tatilleri (örneğin, Cuma gününü de alarak yapılan 3 günlük şehir dışı kaçamakları) hem zihinsel hem de fiziksel olarak size çok iyi gelecektir. Bu tür molalar, sadece enerjinizi yenilemekle kalmaz, aynı zamanda işinize daha yaratıcı ve motive bir şekilde dönmenizi sağlar.

  1. Öğlen Yemeği
    Öğlen yemeklerinizi ofisinizde ya da masanızda yememeye özen gösterin. Bu alışkanlık, öğleden sonra enerjinizin düşmesine ve verimliliğinizin azalmasına neden olabilir. Oysa öğlen yemeklerinizi doğru bir şekilde değerlendirmek, günün geri kalanında enerjik ve odaklı kalmanıza yardımcı olur.

Arkadaşlarınızla veya sevdiklerinizle öğlen yemeği yemek, sadece keyifli bir mola vermenizi sağlamaz, aynı zamanda sosyal bağlarınızı güçlendirir. Bu sayede hafta sonu planlarınıza daha fazla zaman ayırabilir ve iş dışındaki hayatınıza da denge katabilirsiniz. Ayrıca, dışarıda geçirilen bu kısa süre, zihninizi tazeler ve öğleden sonraki işlerinize daha motive bir şekilde dönmenizi sağlar.

Unutmayın, öğlen yemeği sadece bir yemek molası değil, aynı zamanda enerjinizi yenilemek ve günün geri kalanına güçlü bir başlangıç yapmak için bir fırsattır.

  1. Sevdiğiniz Bir İşte Çalışın
    “Sevdiğin işi yapmak”, kişinin kendi değerleriyle uyumlu bir uğraş içinde olması demektir.

“Sevdiğin işi yaparsan, hayatında bir gün bile çalışmış olmazsın.”
Bu söz genellikle Rönesans dönemi sanatçısı Leonardo da Vinci’ye veya Çinli filozof Konfüçyüs’e atfedilir.

Bu sözün anlamı şudur:
Eğer yaptığın işi gerçekten seviyorsan, onu bir “yük” ya da “çaba” olarak hissetmezsin; iş, senin için bir zevke dönüşür.

Aristoteles şöyle der:
“Mutluluk, erdemli bir yaşamın etkinliğidir.”
Buradaki “etkinlik” (praxis), kişinin doğasına ve yeteneğine uygun bir iş yapması anlamına gelir.
Yani, insan kendi doğasına uygun uğraş içinde olduğunda “çalışmak” değil, “kendini gerçekleştirmek” halindedir.

Sevdiğin ve tutkuyla çalışacağın bir işi bulmak, birinin yaşamındaki en önemli önceliklerinden biridir.

  1. Şarj Edin
    Her türlü elektrikli aletinizi her gün şarj ediyorsunuz, değil mi? İnsan da sonuçta enerjiyle çalışan bir varlıktır. Enerjimiz bittiğinde, biz de tükeniriz. Peki, enerjinizi yüksek tutmak ve gün boyu zinde kalmak için neler yapabilirsiniz? İşte birkaç öneri:
  • Molalı Çalışmak
    Uzun süre kesintisiz çalışmak yerine, düzenli aralıklarla kısa molalar verin. Bu, hem zihinsel hem de fiziksel enerjinizi yenilemenize yardımcı olur.
  • Takviye Kullanmak
    Gün içinde enerjinizi artıracak sağlıklı atıştırmalıklar ya da vitamin takviyeleri kullanabilirsiniz. Ancak bu konuda dengeli ve bilinçli olmak önemlidir.
  • Dinlenme Araları Almak
    Zihninizi ve bedeninizi dinlendirecek kısa dinlenme araları planlayın. Bu, hem stresinizi azaltır hem de odaklanmanızı artırır.
  • Kendinizi Tüketene Kadar Çalışmayın
    Sınırlarınızı bilin ve kendinizi tüketene kadar çalışmaktan kaçının. Bunun yerine, motivasyonunuzu bulun ve harekete geçin. Enerjinizi doğru yönetmek, uzun vadede daha verimli olmanızı sağlar.
  • Enerjinize Göre İş Planlaması Yapın
    Enerjinizin yüksek olduğu zamanlarda zor ve stresli işleri yapmayı tercih edin. Enerjinizin düşük olduğu anlarda ise sevdiğiniz ve daha kolay işleri yaparak kendinizi yormadan üretken kalabilirsiniz.

Sonuç olarak, enerjik olmak stratejik planlama, kendini tanıma ve sürekli öğrenmekle geliştirebileceğiniz bir beceridir. Gün boyu düşük enerjiyle ve isteksizce çalışan kişiler, sadece işlerini yetiştirmek için uzun saatler çalışmakla kalmaz, aynı zamanda sağlıklarını bozarak yaşam enerjilerini de tüketirler. Enerjinizi doğru yönetmek, hem iş hem de özel hayatınızda daha mutlu ve başarılı olmanızı sağlar.

Sevgilerimle,

Taner Özdeş

 

0 0 votes
Puanınız
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x