Kişisel Gelişim

Makaleler

Hayatımızın kalitesini seçimlerimiz belirler.


Eşim bana yeni bir çalışma odası yapmaya karar verdi. En önemli sebeplerinden biri de evin her yanına yayılmış olan kitaplarım. Bugün yeni kütüphanemi yerleştirdim. 1000’in üzerinde kitap okuduğumu fark ettim. En az 100 tane de okunmamış kitabım var. Hatta bazı kitaplardan iki tane almışım. 

Ben kitaplarımı renkli kalemlerle çizerek ve bazı yerlerine de ayıraç yapıştırarak okurum. O nedenle kitaplarımı başkasına da vermem zordur. Zaten her kitabı birkaç kez okurum. İkinci ve üçüncü defa okuduğum zaman sadece çizdiğim veya renklendirdiğim yerleri okurum. 

Bazı kitapları da bundan sonra ihtiyacım olmaz diye vermeye karar verdim. 2 büyük çanta dolusu kitabı taşıyarak yanımızdaki City’s alışveriş merkezindeki kitap kutularına atmak için götürdüm. 50’nin üzerinde kitabı kutulara attım. Umarım doğru insanların ellerine ulaşır.
Dünyada iki tür insan vardır; fırsatları veya engelleri gören ve şikâyet eden veya sorumluluk alan. Hangisi olmak istediğinize siz karar verirsiniz.

Kitapların da amacı sizin dünyaya daha pozitif ve daha cesaretle bakmanızı sağlamaktır. Her kitap size sadece vizyon veya akıl vermez, aynı anda başkalarının hatalarından öğrenmenizi de sağlar. Son zamanlarda youtube ve TED-X ‘lerin cep telefonlarına girmesi ile günde en az iki konuşma dinliyorum. En önemli avantajı kısa zamanda birçok değerli bilgiye ulaşıyorsunuz.  Birçok konuşma bilimsel araştırmaya dayanıyor. Özellikle insan psikolojisi ilgimi çekiyor. Kitaplar ve videolar ile birçok bilgiye kısa zamanda ulaşabiliyorum.

Düzenli olursanız, dünyaya daha pozitif ve umutla bakarsınız. Dünyada engeller, zorluklar veya zor zamanlar her zaman olacaktır. Zaten yaşamı keyifli ve doyumlu yapan da bunlardır. Zihin ve beden sürekli ve düzenli çalıştırılırsa bir faydası olur.

Bu hafta sonu Amerika’da okuyan yeğenim Kaan geldi. 

Kaan’ın yeri benim için farklıdır. Sanırım biraz kan da çekiyor. Bana Amerika ve Türkiye arasındaki farkları anlattı. 
“Dayı bana göre en önemli farklardan biri herkesin bir hobisi var. Dağa tırmanan, trekking yapan, kayak, yelken yapan veya sanat, resim ve benzeri herkesin kendisine ait bir hobisi var. İnsanlar başkaları ile çok ilgilenmiyor. Herkes kendisine odaklanmış durumda. Bunun dışında dernekler var. Bu derneklere girmek çok kolay değil, ama girince insan kendisini müthiş geliştiriyor.”

Kaan ile sohbet ederken arkadaşım Harun Tan geldi. O da sohbete katıldı. İş hayatını bırakmış. Şimdi her gün düzenli spor ve yoga yapıyor. Bununla ilgili birçok kişiyi takip ediyor, eğitim ve seminerlere katılıyor. Kendisini çok mutlu gördüm. 

Akşamüstü Cosmomia ( enerji terapi merkezi) sahibi Okan’ın yeni mekanı Habitude Cafe’de kendisiyle buluştum. İşinin hemen altında hayali olan bir kafe açmış. O kadar güzel dekore etmiş ki  kahve ve ikramları ile kendinizi çok iyi hissediyorsunuz. İnsan bir işi severse, iyi de yapıyor. Nişantaşı’nda her köşe başında bir kahve var. Ama işinizi iyi yaparsanız bunun hiçbir önemi yok.

Bu akşam kütüphanemi 10 saatlik bir çalışmadan sonra düzenledim. Hepsini kategorilere ayırdım. Keyifle raflarda gezindim. Her kitabın benim için bir anlamı vardı. Ne çok şey öğrenmiştim. Okuduklarımdan, yaşadıklarımdan ve gözlemlerimden 3 tane kendim de kitap yazmıştım : “ Satışın 10 Altın Kuralı, 50 Yaş Gözüyle ve Duygusal zeka”

Hayatta paylaşılmayan hiçbir şeyin keyfi yok. 

Dünyada iki türlü insan vardır; sürekli üreten veya sürekli şikâyet eden. Ben üretmeyi, paylaşmayı ve öğretmeyi tercih ettim. 

Bugün havuzda önümüzdeki yüzme yarışları için antrenman yapıyorum. Tam havuzdan çıkarken yandaki kulvarda yüzen kişinin arkamdan seslendiğini duydum : “ Merhaba, geçen gün konuşmanıza tanık oldum. Sanırım yaşam koçusunuz, bana yardımcı olur musunuz?” dedi. Detaylarına girmeyeceğim kendisi sorununu anlattı ve sorunlarını çözmek için benden koçluk almasının bir faydası olup olmayacağını sordu. Ben de görüşlerimi paylaştım. Ama kafasındakilere sanırım cevap buldu.

Sadece iki gün de yaşadıklarımı paylaştım. Ülke böyleymiş, ekonomi böyleymiş. Dış faktörleri biz değiştiremeyiz. Biz sadece kendimizin bu dünyada ne yapabileceğine bakmalıyız. Hayat kısa ve keyifli. Hayat aynen bir resim gibidir, siz ne isterseniz o ortaya çıkar. 

Socrates şöyle demiş :" Hayat kısa, vazife ağır, fırsatlar geçicidir."

Şunu bilin : "Siz karar verdikten sonra kimse size engel olamaz!"

Şimdi karar verin, siz nasıl bir insanı temsil etmek istiyorsunuz?

Kimi temsil ettiğiniz, hayatınızın kalitesinin de belirleyicisi olacaktır...


Sevgilerimle,

Taner Özdeş
Geri
Paylaş